30130
6/06/2015, 15:45

Kuzuyayla-Kartepe Yürüyüşü

 
Murat SERT, Turan GÜLLÜ, Murat YETİK, Yılmaz EKEN ve ekibin en genç üyesi Yiğit EKEN ile birlikte Saat 13:30’da izmit’te bir alışveriş merkezinde buluşuldu.
Hedef Samanlı dağlarının en yüksek zirvesini oluşturan Kartepe’nin doruğuna ulaşmaktı. Araç ile  kayak tesisleri yolunda Samanlı Dağları Kartepe zirvesinde 10. Km’de bulunan Kuzuyayla’ya çıkılacak ve çevre gezisi yapılarak, kayak pistlerinden verici istasyonun bulunduğu zirveye (1650m.) yürüyüş gerçekleştirilecekti.
Maşukiye’de yürüyüş sonrası yapılacak ziyafet için alışveriş yapıldı. Maşukiye merkezinde bulanan az sayıda dükkânda ihtiyacınız olan malzemeleri kolaylıkla bulabilirisiniz. İsterseniz İbrahim Ustada karnınızı uygun fiyata lezzetli yemeklerle hızlıca doyurabilirsiniz. Yada dağ yoluna döner dönmez sağ tarafta küçücük bir büfede ev yemekleri satan güler yüzlü Çerkez kızı hanımefendinin hazırladığı ev yemeklerinin tadına bakabilirisiniz. Hatta şansınız varsa orada sıkça bulunan Çerkez Şükrü İnci ile Çerkez tarihi ve Türkiye’de sendikacılık faaliyetleri üzerine sohbet edebilirsiniz. Yanındaysa bir dönem öğrenci olmanın zorluklarını ve sendikacılık yaşamı hakkında anılarını topladığı kitabını da size hediye edecektir.  Eğer zamanınız bol ve tercihiniz alabalık ise cennet gibi vadide pek çok tesis sizi ağırlayacaktır.
Alışveriş tamamlanınca Kuzuyayla’nın yolu tutuldu. Kuzuyayla’ya giriş ücretli ve araç girişi için 13 TL ödendi. Otel yolundan ayrılınılarak, Kuzuyayla tesislerinin bulunduğu alana kadar araç ile yaklaşık iki kilometre ilerlendi. Tesiste çok modern olmasa da kullanılabilir durumda bir tuvalet ve su ihtiyacınızı karşılayabileceğiniz bir çeşme mevcut. Görevliler bakımını yaptığı için ortalık piknik yapmak için oldukça temiz. rzu edilirse ayrıca bir restoranda mevcut.  Yaz sıcaklarından kaçmak için ideal bir yer, hamağı kurup çadırlarınız ile gecelenebilecek huzurlu bir yer. Tek olumsuzluk alandaki büyük bir ağacın kesilmiş olması. Ne amaçla kesildiğini bilmiyoruz. Ancak görmeyi istediğimiz şeyler bunlar değil.
Burada sırt çantalarına su, hafif atıştırmalıklar ve ıslanırsa diye çamaşır kondu. Daha önce keşfettiğimiz devasa ağaçların arasındaki orman içi patikasından yüründü. Bu ağaçlar ile hatıra fotoğrafı çektirmeyi ihmal etmiyoruz. Ormanın içerisinde yer yer kar örtüsü mayıs ayının sonuna gelmemize rağmen mevcut. Burada bulunan devasa ağaçlara hayretle bakıyoruz. Ancak aynı ebatlarda olduklarını köklerinden anladığımız kesilen ağaçların izlerini görüp üzülmemek elde değil.
Daha önce pikniğe geldiğimiz bu noktada dağ çilekleri toplamıştık. Ancak şimdi çalılık örtüsü yok, dolayısıyla dağ çileği de yok. Geç dönemde yağan kar, orman altı örtüsünü yere yapıştırmış. Orman mesire alanına dönmüştü. Görüşü engelleyen tek şey ağaç gövdeleriydi. Ormanda gezmek için şartlar oldukça uygundu. Görüşün uygun olmasının yanında yürüyüşü engelleyen çalılık örtüsü yoktu.
Orman içi patikasını takip edilerek Kuzuyayla ile verici istasyonunun bulunduğu zirve arasındaki boyunda bulunan toprak yola inildi. Bir süre oteller bölgesine doğru ormancılık faaliyetlerinde kullanıldığını tahmin ettiğimiz, araç geçişine uygun genişlikteki toprak yoldan otele doğru yürüyüşe geçildi.Yol boyunca kenarlarda yer yer görülen çukurluklar dikkat çekici idi. Kapalı çukurlar olmasına rağmen çukurlar su ile dolmuyordu. Buradan su yeraltına iniyor olmalıydı. Yol boyunca birkaç kez gördüğümüz bu çukurların doğal olup olmadığı coğrafyacıların çenesini yorarken, Yılmaz temiz havayı ciğerlerine çekip, kim bilir nerede ne için bozduğu keyfini tamire çalışıyordu.  Gurubun en genç üyesi ise sık sık kendi dünyasına dalıp gurubun gerisinde kalıyor daha hızlı olması için ikaz ediliyordu. Gezi boyunca hiçbir sorun çıkarmadı ve gezinin tadını çıkarmasını bildi.
Zirvedeki vericiye elektrik ulaştıran ancak artık kullanılmayan eski enerji nakil hattı boyunca görünen yoldan tırmanabileceğimizi düşünerek, yoldan sola ayrıldık. Kısa sayılacak bir yürüyüş sonunda bu yolun bir yere çıkmadığı ve genelde kar ile kaplı gelinen mesafenin de bir yol olmadığı anlaşıldı. Elinden fotoğraf makinesini düşürmeyen Murat, karlar üzerinde izlerin ne izi olduğunu daha sonra internetten araştırabilmek için fotoğraflarını çekiyordu. Takip edilen izler çamur zeminde öyle belirginleşti ki; daha önce hiç görmemiş olmamıza rağmen hemen tanıdık. Bu iz irice bir ayıya aitti.
Eğimin artması, ormanlık alanda yürümenin zorluğu ve alınacak riskin büyüklüğü nedeniyle Eken grubu toprak yola dönerek yola devam etmek istediklerini ve bunun kendileri için zorunluluk olduğunu bildirdi. Gurubun ikiye ayrılarak devam edip etmeme konusunda kısa bir tereddütten sonra geri dönülerek toprak yoldan pistlere ulaşarak devam edilmesine karar verildi.
Pistler takip edilerek Kartepe zirvesine çıkan telesiyej hattı ile birleşildi. Kış boyunca sporcuların düşürdüğü malzemelerin eldiven, atkı, bere, çakmak, bozuk para ve o anda çalışan hattı kullanan turistlerin bakışları arasında bir süre hat boyunca tırmanıldı. On bir numaralı pist takip edilerek telesiyej hattından ayrılındı. Yer yer siyah renkte işaretlenen pistte kar, kış boyunca kayakçılar için özel araçlarla sıkıştırıldığından bir buçuk metre kalınlığında buzula dönmüştü. Çevresindeki karların erimesiyle yol kaplamasına dönen buzun üzerinden yürümeye uygun ayakkabıları olmayan bazı ekip üyelerinin sıkıntı çektiği görüldü.
Buzulun bittiği yerde kardelen çiçekleri fotoğraflanmaya değer bulundu. Fırtına yada aşırı kar nedeniyle kırılmış ağaçlarda oluşan mantarlar da diğer ilgi çeken hususları oluşturdu. Kopmuş bir odunsu mantarı da yanımıza alarak yola devam ediyoruz. Zirveye iyice yaklaştık. ATV motor ile bizim çıktığımız parkuru inen bir çift ile selamlaşıyoruz. Vericinin birkaç fotoğrafını çekilerek, zirvede görevlilerin kullandığı bir ormancı masasında dinleniyoruz. Hava açık ve manzara çok güzeldi. Bir tarafta İzmit Körfezi diğer tarafta Sapanca Gölü seyredilebiliyordu. Saat 16:00 olmalı ki telesiyej durdu. Tekrar hareketlenerek dönüş yoluna geçiyoruz. Farklı bir pisti kullanarak ve hatta pistten çıkarak yolu kısaltıp geldiğimiz toprak yolu buluyoruz.  Tek tük uyanmak üzere olan yeşillikler ve dümdüz olmuş çalılardan; bir kez daha burada bu sene yaşanan kış şartlarının aşağıda yaşanandan daha çetin ve uzun geçtiğini anlıyoruz. 
Toprak yola çıktığımız patikadan tekrar ormana girerek Kuzuyayla'ya dönüyoruz. Süratle mangalımızı ateşliyoruz. 
Yılmaz’ın çok yiyorsunuz eleştirlerine maruz kalarak, ancak kulak arkası ederek, ne bulursak mideye indiriyoruz. Gerçekten çok yiyoruz. Görevlinin çöp konusunda uyarılarını da aldıktan sonra pılımızı pırtımız toplayıp evin yolunu tutuyoruz

.
Tavsiyeler:
1-Ormanlık alanlara girmeyin. Mümkün olduğu kadar yolları kullanın.
2-Birbirinizden ayrılmayın.
3-Az yiyin.

 



Facebook