UA-59523964-1
30130
26/08/2016, 15:46

Niğde/Aladağlar Demirkazık Yaz Tırmanışı Raporu 30/06/2016

DEMİRKAZIK TIRMANIŞI RAPORU
01.07.2016
   
Derince Dağcılık Ve Doğa Sporları Kulübü olarak “Yedi Bölge Yedi Zirve” projemizin Akdeniz ayağı olan Orta Torosların çatısı Aladağlar- Demirkazık zirve tırmanışı için zaman gelip çattı. Ekipteki hiç kimse daha önce bu bölgeye gelmemişti. internetten yaptığımız araştırmalardan anladığımız kadarıyla Türkiye’de riski en yüksek zirvelerden biriydi. Bu nedenle bolca rapor okuyup haritalar üzerinden rotaları ve olası alternatifler üzerinde ön hazırlığımızı yeterince yaptığımıza kendimizi ikna ettik. Klasik rotayı kullanacağımızdan rehbere gerek duymadık. Teknik bir tırmanış yapmayacağımız için yükümüz fazla olmayacağından küçük spor çantalar kullanacağız.   
   30 Haziran 2016 Perşembe günü Murat Sert, Yılmaz Eken ve ben Turan Güllü hususi aracımızla saat 10.00’da İzmit’ten yola çıktık. 8 saat olarak planladığımız yolculuğumuz planlandığı gibi gitti. Nİğde yolundan Çamardı yoluna döndüğümüzde bozan hava ve 13 dereceye düşen sıcaklık bizi endişelnedirsede köye vadığımızda hava tekrar güzelleşti.Saat 18.30’da Niğde - Çamardı Demirkazık köyü bakkalından ihtiyaçlarımızı alıyorduk. Karanlık basmadan çadırlarımızı kurup yerleşelim diye fazla oyalanmadan Sokullupınar kamp alanına varmak istiyoruz.  Köyden aracımızla kamp yerine düzgün bir toprak yoldan fazla zorlanmadan gelebildik. Köy ile Sokullupınar kamp alanı arası 4 km. Kamp alanı geniş ve çadır yerleri temiz ve düz. Su var, Dağcılık Federasyonun köyde dağ evide var. Çadırlarımıza yerleşip hatta güneşin batarken kızıla boyadığı arkamızdaki kaya duvarlarını, fon oluşturarak birkaç resim dahi çekmiştik. Niğde’de yemek yiyerek geldiğimiz için kısa bir toplantı yapıp uyumayı düşünüyorduk. Bu mevsimde rota zorlu olduğu gibi çok sıcakta olacağından gecenin serinliğinden daha fazla yararlanalım diye 03.00’de kalkmak için saatimi kurdum. Yalnız planda olmayan bir şey vardı. 
Celal Bayar Üniversitesi Dağcılık Kulübü Bugün Emler zirve tırmanışı yaptıklarından geç vakte kadar kamp alanından yankılanan kahkahalar Aladağlarda yankılandı. Gerçi hocaları çadırlarımızı uzağa kurmamız konusunda bizi uyarmıştı ama biz gençlerin yorgun halleriyle gece ikiye kadar bizi uyutmayacaklarını düşünemedik. Yeni dalmıştım ki telefonum kalkmam konusunda aralıksız beni uyarıyordu. Arkadaşları kaldırmam konusunda fazla acele etmediğimden 04:00 ‘da yürüyüşe başladık. Yılmaz arkadaşımız uykusuzluğunda etkisiyle kendini iyi hissetmediği için kampta kaldı.
   Narpuz 1 vadisinin girişindeki kaya içi sudan dolayı çok kaygan olduğundan gece risk almayalım diye vadinin sırtından dolaşarak vadiye girdiğimizde Murat arkadaşımla birbirimizi tanıyacak kadar hava aydınlanmıştı. Rota derenin bazen solundan bazen sağından devam ediyor. Belirgin bir patika oluşmuş. Babalarda yönlendiriyor.
Narpuz 2 vadisinin girişine geldiğimizde saat 6 olmuştu. Patika ve yeni izler sola doğru yükseliyordu. Vadi içinde küçük şelalenin sesi geliyor. Raporlarda şelaleden çıkılamayacağını bildiğimizden vadiye girmeden sola yükseldik. İzler bizi vadi girişindeki kaya blokunun üstüne çıkardı, fakat üstü kaya duvarı altı uçurum. Birkaç deneme yapmamıza rağmen buradan geçemeyeceğimizi anlayınca tekrar vadiye girdiğimizde bir saat kaybetmiştik. Olasılıkla girişteki izler ve babalar sel sularıyla kaybolmuştu. 
Şelale 5 metre yüksekliğinde, şelaleden akan su tekrar kayboluyor. Şelale biraz üstündeki sırttan sızan sularla besleniyor. Zor durumda buradan su ihtiyacı karşılanabilir.
Şelalenin önünden sol yamaca doğru tırmandık sırttan vadinin karşısına geçerek Narpuz düzlüğüne çıktık. Kızıl çarşağın dibinde verdiğimiz molada ucu görünmeyen renginden dolayı kırmızı patikanın zikzaklar çizerek yükseldiği yaklaşık 700 metre ve yüzde 45 eğimli kaygan moloz yığınından oluşan kızıl çarşağı nasıl çıkacağımızı kurguluyorduk. Gerek duymadığımız malzemeler ile fazla suları burada bıraktık. Bu mevsimde buraların hareketli olacağı, illaki inen- çıkan birilerinin bulunacağı söylenmişti. Şansımıza bulut ve sislerin yamaçlara yansıttıkları gölgeler ile sislerin arasında saklambaç oynayan kayaların zirvelerinden ve insanın kendini boşlukta hissettiği derin vadilerden başka bir şey yoktur. Sessiz yamaçlardan düşen çakıl taşlarının geldiği yerleri kısık gözlerle taramamıza rağmen bugün görmeyi çok istediğim dağ keçileri de kendilerini naza çekmiş görünüyorlardı. Çarşağın çok zorlu bir yer olduğunu biliyorduk ama “artık dağcılık bana göre değil” dedirteceğini bilmiyordum. Koşu bandında yürüyor gibiyiz. Sol taraftaki kaya dibinden tutunarak yükselmeye çalışıyoruz. İki saatte çıkmayı planladığımız çarşaktan bele vardığımızda saat 13 olmuştu. Plana göre saat 14’te zirve yapmalıydık. Çünkü dönüşümüz 6 saat sürecek ve karanlığa kalmak istemiyoruz. Belde fotoğraf sayımızı çoğaltırken sisten ucunu göremediğimiz doğu duvarı aşılması imkânsız gibi görünüyor. Belde bir şeyler atıştırırken, sis bulunduğumuz yere kadar çöktü. Oyalanmadan yürüyüşe başladık görüş alanımız iyice daraldı sırt hattında fazla önümüzü göremediğimiz gibi bastığımız yerlerin kayganlaşması ve sanki önümüzdeki uçurumdan çıktığını düşündüğümüz rüzgârın bizimle imtihanına daha fazla dayanamayacağımızı anlamıştık. Telefonlarımızın şarjı bitmek üzere ve çekmiyor. Olumsuz bir durumda geceyi burada geçirmemiz imkânsız. Olan malzeme ve yiyeceği de aşağıda bırakmıştık. Karar verme zamanı ben devam etmek istiyorum, Murat Sert ise koşulların bugün zirve yapmamıza uygun olmadığını, dönmemiz konusunda ısrarcı. Murat’ı orda bırakıp gidebildiğim yere kadar devam etmek istediğim için biraz daha yükseldim. Dağcılıkta bir söz vardır “Dağ izin verirse “diye. Anlaşılan fazla zorlamanın bir anlamı yoktu. Saat 14 de geri dönüşe başladık, çarşağı inmek en az çıkmak kadar zormuş. Narpuz 2’nin girişinde çıktığımız yerden farklı olarak şelalenin üstünden dere yamacı boyunca babalara taş ekleyerek indik. Çıkarken girmediğimiz Narpuz 1’in içinden geçerek kampa geldiğimizde saat 19 olmuştu. Yılmaz arkadaşımız çadırları toplayıp malzemeleri arabaya yerleştirdiğinden kendimizi arabaya atarak Niğde’ye doğru giderken otelde yerimiz ayrılmıştı. Aslında ekip olarak şanslı olduğumuzu, dağların bizi sevdiğini düşünüyorduk. Şimdiye kadar çıktığımız bütün dağlar bizi hoş karşılamıştı. Demirkazık alacağın olsun, yeniden görüşmemiz uzak değil
.
Turan GÜLLÜ Derince Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (DERDOSK) Başkan Yardımcısı


Facebook