30130
31/03/2019, 11:34

İznik Gölü ve Oylat Mağarası 05/03/2018

İZNİK TARİHİ KAPILARI VE OYLAT MAĞARASI
Özgürlük bir lokma ekmek, bir yudum su, uçsuz bucaksız kırlardır. 
F.Gros   “Yürümenin Felsefesi”

DERDOSK ekibi macera ve keşfetme duygusuyla rotasını Mart ayının son haftasında, İznik Gölü ve Oylat Mağarasına çevirdi.
İznik Gölü Türkiye’nin 5. Marmara Bölgesinin en büyük gölüdür. Tarihi Bağdat yolu güzergâhından yeşillikler içinde köy yollarından devam ediyoruz. Kullanılmayan bu tarihi yolun manzarasından o kadar etkileniyoruz ki, tadını çıkararak, acele etmeden, etrafı ve geçtiğimiz köyleri izleyerek yol alıyoruz.
İznik Gölüne hakim bir tepeden, gölün maviliğini ve çeşitli meyve bahçelerinin oluşturduğu yeşil örtüyü seyre dalıyoruz. Burası o kadar davetkâr bir yer ki; belediye talebi görüp oturmak için banklar koymuş. Sıkça kullanıldığını da; ne yazık ki, çevredeki çöplerden anlıyoruz.
İznik şehrine girişte bulunan surların geçildiği İstanbul Kapı oldukça etkileyici bir giriş sağlıyor ve beklentiyi çok yükseltiyor. Lefke Kapı ve İstanbul Kapı İznik surlarının dört kapısından ayakta kalan iki tanesidir. Sırasıyla Bithiynia, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı izleri taşıyan şehirde gezmeye göl kıyısından başlıyoruz. Ardından çarşı içinde yer alan Ayasofya Camisini geziyoruz, tarihi caminin restorasyonunun iyi yapılmadığını söyleyebiliriz. İznik çinileriyle ünlü şehirde, çini adına pek bir şey göremiyoruz, Yeşil Camii minaresindeki yeşil çinileriyle bunu kurtarıyor. İznik Müzesini gezmek istiyoruz fakat bitmek tükenmek bilmeyen onarım nedeniyle kapalı olması bizi üzüyor. 2. Murat hamamı çarşıda görülen ayakta kalmış ve kullanılan tarihi bir yapı. Antik Roma Anfitiyatrosunu sorarak buluyoruz, görüntü bizi üzüyor telle çevrilmiş bir harabe ve bakımsız. Bu antik şehre yakışmayan görüntüler. Buraya da giriş izni verilmiyor. Doğal güzelliği, tarihi önemi ve kültürel mirasıyla cezalandırılan bir kent görüntüsünde buluyoruz güzel İznik’i. Burada gıda ihtiyaçlarımızı tamamlayarak tekrar yola koyuluyoruz İnegöl’e doğru. Ancak yol kenarında bir baraj gölü kenarında İznik’ten aldığımız malzemelerle nefis bir mangal ziyafeti çekiyoruz. (Dökülmüş molozlar, çuvallarla terk edilmiş tekstil artıkları, yoldan atılan ve piknikçilerin bıraktığı çöpleri görmemeye çabalıyoruz!)
Yemeğin ardından Oylat mağarasındayız. Oylat mağarası; Bursa’nın İnegöl ilçesinde 665 metre uzunluğunda 95 metre yüksekliğe sahip, Oylat deresinin batı kenarında ve kanyon yamacına asılı fosil bir mağaradır. Masallarda olabilecek kadar etkileyici bir kapısı var. Park yerine arabamızı bırakıp içeriye yöneliyoruz. Giriş ücretli. Mağaranın uzunluğu ve tavan yüksekliği bizi kendine hayran bırakıyor. İçerideki sarkıt ve dikitlerin muhteşem doğal yapısından etkilenmemek mümkün değil. Dik merdivenleri dinlenerek çıkıyoruz. İçerisi ferah ve aydınlık. Kapalı alan sıkıntısı yaşamadan gezimizi sürdürüyoruz. Mağara duvarlarına yazı yazma ilkelliğinde bulunan insanların bu doğal güzelliklerin kıymetini bilmemesi bizi üzüyor.
Dışarı çıktığımızda Oylat deresinin coşkun akışını izleyerek çevreyi geziyor ve bir kafede oturup çaylarımızı yudumluyoruz. Kaplıcaya doğru arabamızla ilerliyoruz kalabalık ve yer olmadığını öğrenip rotamızı dönüş yoluna çeviriyoruz.
 
 
 
 
 


Facebook